Ana Sayfa
Ana Sayfa
Osmanlı Padişahlarından Murad ve Yavuz'u Diğerleriyle Mukayese Eder misiniz?
Fethullah Gülen   
17.05.2006

Öteden beri çeşitli cemâatlar içinde bazı fertlerin Rabbimizin ihsân ettiği lütuflarla husûsiyet arz etmeleri gayet normaldir. Efendimizin nur havzı içinde Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali (ra) hazretlerinin her biri kendi başlarına birer husûsiyet arz ederler. Sıddık, dendiğinde insanın aklına Hz. Ebû Bekir (ra) gelir. Zira onda, akıl ve mantığı, yine akıl ve mantıkla yenip teslimiyette zirveleşmenin en son ufkuna sıçrama gibi ayırıcı bir özellik vardır. Hakkı bâtıldan ayırmada kılı kırk yapan hassasiyet isterseniz böyle bir fârûkiyeti Hz. Ömer'de (ra) bulursunuz. edep ve hayânın, Kur'ân'a saygı ve Allah Rasûlüne bağlılığın düşünüldüğü yerde de bir âbide gibi Hz. Osman (ra) karşınıza çıkar. Allah Rasûlünün kudsî dâiresine ait velâyetle alâkalı bazı husûsiyetler arıyorsanız akla Hz. Ali (ra) gelir.

Devamını oku...
 
Osmanlı'nın Yıkılışında Medrese ve Zâviyenin Tesiri Var mıdır?
Fethullah Gülen   
17.05.2006

Medrese, aklî ve şer'i ilimlerin talim edildiği yerdir. O, hem aklı, hem kalbi, hem de vicdanı kanatlandırdığı günlerde gerçekten fonksiyonunu eda ediyordu. Zaviyeler ise Efendimiz'in (sav) ruhani hayatının temsil edildiği mukaddes Allah evleridir. Bu evlerde Allah anıldı, tefekküre giden kapılar aralandı, kalp delindi ve Cenab-ı Hakk'ın varlığına oradan menfezler açıldı. Bu evlerde tabiatın cidarları parça parça oldu ve onun tenteneli perdesi arkasında, Cenab-ı Hakk'a ait lahûti ışık parıltıları bizlere göz kırpmaya başladı. Bu evler, günümüzde bir kısım evlerin eda etmeye çalıştığı fonksiyonları eda ediyorlardı.

Devamını oku...
 
Osmanlılarda Harem Mevzuu
Fethullah Gülen   
17.05.2006

Osmanlılarda Harem Mevzuu Çok Tenkit Edilen Hususlardan Biri Olmuştur. Bu Mevzuda Bizi Aydınlatır mısınız?

Son Güncelleme ( 17.05.2006 )
Devamını oku...
 
Ölen Kimselerden, Sağ Olan Evliyadan Daha Çok Yardım Görüldüğü İddia Ediliyor Bu Doğru mudur?
Fethullah Gülen   
17.05.2006

İnsana Allah'tan başka kimse yardım edemez. Yardım medet, inayet Allah'tan gelir. Veli de Allah'ın dostu demektir. Herkes derecesine göre Allah'ın dostudur; bilhassa müminler... Fakat dostluğu ileri götürerek tam kurbiyet kazanmış bir kısım kimseler vardır ki, hadis-i şerifin ifadesiyle, nafile ibadetlere gönül vererek, Allah'a yaklaşırlar.. yaklaşırlar da, Allah,gören gözleri, işiten kulakları, söyleyen ağızlan olur. Yani Cenab-ı Hak onlara basiret verir. Onlar da artık doğruyu görür, doğru değerlendirir ve doğru konuşurlar. Onların gönülleri "mehbet-i ilham-ı ilâhi" olur ve Allah (cc), ilhamlarıyla bunlar serfirâz kılar.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 99 - 112 Toplam: 127