İnsan, îmanı hesabına, beden ve cismâniyetin öldürücü atmosferinden uzaklaştığı ölçüde Allah’a yaklaşmış ve kendine karşı da saygılı ve anlayışlı davranmış sayılır. Böyle bir firârî ve Hakk mültecîsinin nasıl payelendirildiğini, o kapının sadık bir bendesi olan Hz. Mûsa (Alâ Nebiyyinâ ve aleyhi’s-Salâtü ve’s-Selâm) Efendimiz’den dinleyelim: "Sizinle beraber bulunmaktan korkup kaçtığım için, Rabb’im bana hâkimiyyet lutfetti ve beni mürselinden kıldı" (Şuarâ/21) diyen Hakk nebîsi, zevk ve vuslata, hilafet ve kurbete varan yolun firardan geçtiğine dikkati çekiyor ve peygamberâne irâdelere öncülük yapıyor.
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin